Tarih: 28.12.2020 06:06

BASKAN IMAMOGLU'NDAN ÖNEMLI AÇIKLAMALAR

Facebook Twitter Linked-in

IBB Baskani Ekrem Imamoglu, Fox TV’de, gazeteci Ismail Küçükkaya’nin konugu oldu. Imamoglu, Küçükkaya’nin, Kanal Istanbul için açilan müfettis sorusturmasindan Kovid-19’la mücadeleye kadar birçok sorusunu yanitladi. Kanal Istanbul’un “devlet” degil “seçim projesi” oldugunu belirten Imamoglu, “Asil benim, ‘Ey müfettis, ey Içisleri Bakani; neredeydiniz’ diye bagirmam lazim. Seçimde, rakibim, IBB’nin araçlariyla seçim kampanyasi yaparken, neredeydi kamu kaynagi? Acaba o ‘kamu kaymagi’ miydi” sorularini yöneltti. Imamoglu, hakkindaki sorusturma evrakinda yapilan “bölücü” imasina, Kanal Istanbul güzergahini gösteren haritayi göstererek yanit verdi. Imamoglu, tepkisini, “Su ne biliyor musunuz? O müfettise söylüyorum; ‘Müfettisin dilini ben yazdirdim, ben imza attirdim’ deyip tarafsizligini yitiren, Sayin Içisleri Bakani’miza da söylüyorum: Bölücülük budur” sözleriyle gösterdi. Kanal Istanbul çevresindeki arazilerin yüzde 70’inin özel sahislara ait oldugu bilgisini paylasan Imamoglu, son 7 yilda 40 milyon metrekarelik arsanin el degistirdigini aktardi. Istanbul’daki vefat sayilarinda bir önceki yilin Kasim ayina göre iki kattan fazla artis oldugunu kaydeden Imamoglu, “Bu yilin Kasim ayinin son 3 gününde vefat sayilari 400’leri asti” dedi. Imamoglu, Kovid-19’la etkin mücadele kapsaminda HES kayitlarinin kendileriyle paylasilmasi çagrisinda bulundu.

ZEYTINBURNU / ISTANBUL

Istanbul Büyüksehir Belediye (IBB) Baskani Ekrem Imamoglu, Fox TV’de yayinlanan “Ismail Küçükkaya ile Demokrasi Meydani” programina konuk oldu. Imamoglu, Küçükkaya’nin gündemdeki konularla ilgili sorularina canli yayinda yanit verdi. Imamoglu’nun Küçükkaya’nin sorularina verdigi verdigi yanitlar, konu basliklarina göre söyle oldu.

“KOLAYI; YASLAN ARKANA SEYRET”

“Istanbul’daki ve Türkiye’deki durumla alakali çözümü nasil bulacagiz? IBB’de, Nisan-Mayis’ta yaklasik 800 olan vaka sayisi, su anda 2000’i asti. Bu, neredeyse 3 katina gidiyor anlamina gelir. IBB’nin olusturdugu Bilim Danisma Kurulu diyor ki, ‘Bu çok hizli büyüyor, çok hizli bulasiyor, artik çok yayginlasti; kapanma sart.’ Çiktim, açikladim. Allah askina, alinan tedbirlerden siz bir sey anladiniz mi? Ben hiçbir sey anlamadim. Bu is, ciddi bir is artik. Saglik çalisanlarinin ve Saglik Bakani’nin özverili çalismalarini biliyorum, ama kapanma yapmak zorundayiz. Elbette, zor durumdayiz. Ama demediler mi; ‘Güçlü devlet, zor zamanlarda milletinin yaninda olan devlettir.’ Söylediler; hep beraber yaninda olacagiz. Yarin, öbür gün önünü alamayacagimiz bir seviyeye çikma ihtimali ve riski var. Önce insanimizi yasatacagiz.

Devlet, insanini yasatir. IBB Baskani istemez yani bunlari konusmayi. Kolaycilik nedir? Yaslan arkana, seyret! Nasilsa karar alma yetkisi bizde degil. Yapamam tabi. Ben, sorumlu bir yöneticiyim.”

“VAKALI OTOBÜSE BININCE ANLASILSIN”

“HES uygulamasi var. Gayet güzel. Beni; Bakan haksiz bulmuyor, Vali Bey haksiz bulmuyor. Yalvariyoruz, diyoruz ki; ‘Bulas sayisini azaltmak adina çok degerli bir sey HES uygulamasi, tebrik de ediyorum, eyvallah. Otobüslerde HES uygulamasini yapalim. Hastalarin bilgisini bize verin. Biz, onlari sistemden iptal edelim, hatta bir hasta otobüse bindigi zaman, öyle bir alarm sesi çiksin ki orada, hasta oldugu belli olsun ve gerekli islem yapilsin.’ Kisisel verilerin paylasimi gibi seyler söylüyorlar. Ya ben devletin bir parçasiyim; yapmayin. Suna dönüyor is: ‘Efendim siz bize, binenlerin listesini yollayin. Biz bakalim hangi hastalar binmis.’ Bindikten 1 gün sonra yollasam ne olur? Entegrasyon ve bir arada çalisma düzeni olmazsa, olmaz.”

CUMA NAMAZLARINA DIKKAT ÇEKTI

“Istanbul’da baska bir sey var: Bugün, Cuma günündeyiz. Cuma namazini, geçen hafta Aksaray’daki tarihi Murat Pasa Camii’nde kildim. Içeri girdim; cemaatin yüzde 70’i yabanci uyruklu. Imam Efendi, düzeni bozanlari kendi uyarip kaldirmak zorunda kaldi. Oradaki yabancilar, bizim tedbirle ilgili anlattiklarimizin ne kadarini anliyor? Birlesmis Milletler raporuna göre; Istanbul’da, 1 milyon 660 bin civarinda mülteci ve siginmaci var. Esenyurt’ta ‘Miss Uganda’ seçildi! Buradan Içisleri Bakanligi’na çagrida bulunuyorum. Bize, HES uygulamasi yapan ülkelerin listesini versinler. Biz de yabancilara, ülkemize girislerinde HES uygulamasi yapalim. Kis geliyor, insanlar disarda namaz kilamiyor, içeri yigilmaya çalisiyor. Ben, buradan Istanbul Müftüsü’ne, Vali’mize çagri yapiyorum. Cuma ile ilgili tedbir alsinlar. Daha önce alindi. Bir süre gidilmedi. Bakin kapanma; 3 hafta kapanma. Camiyi, otobüsü konusarak bir yere varamayiz. Belçika, bizim 8’de 1’imiz. Bizde, 2-3 kat fazla hasta var, 2-3 kat fazla vefat var oradan. Eger biz, bu kadar basariliysak, kurban olayim bunu bütün dünyaya anlatalim.”

SADECE ISTANBUL’DA BIR GÜNLÜK SAYI 180

“Benim vefat sayilarindaki artisla ilgili sosyal medya paylasimlarimdan sonra Sayin Bakan beni aradi, ‘Ya iste Twitter üzerinden olmasaydi…’ dedi. Sayin Bakan dedim; ‘Bu sayi meselesini ta Nisan'dan beri sizinle paylasiyorum.’ Ben, iki-üç defa kendisini aradim bu konuda. ‘Bana bambaska seyler anlattiniz’ dedim. Ben, bugün yakin çevremde yasiyorum ve gerçekten tereddüt duyuyorum. Su anda hastanelerde yer bulmakta zorluk çekiyor insanlar. ‘Biz, gerekli tedbirler için çalisiyoruz’ dedi. ‘Ben, size yardimci olmak istiyorum. Isin büyüklügünü göstermek istiyorum’ dedim. 17 Kasim'daki toplam vefat sayimiz ne biliyor musunuz? 410. Ayni gün bulasici hastaliktan vefat sayisi, 164. Sadece Istanbul'u söylüyorum. 18 Kasim; toplam vefat sayisi 424, bulasici hastalik sayisi 167. Dün, ben salondayim Meclis’te. Gece 11'de bitti. Üzüntüden bir ara yüzüm düstü. 441’e ulasti dün toplam vefat sayisi. Bulasici hastaliktan ölen toplam vefat sayisi, 180. Sadece Istanbul'da.”

“ISTANBUL TARIHINDE ILK DEFA DÖRTYÜZLÜ SAYILAR GIDIYOR”

“Son 3 gün, Istanbul tarihinde ilk defa dörtyüzlü sayilar gidiyor. Geçen yil Kasim ayinda günlük ortalama vefat ne biliyor musunuz Istanbul'da? Günlük ortalama yaklasik 205. Iki katini asmis. Bizim, Istanbul’da, 1 Mart’tan 19 Kasim’a kadar ulastigimiz vefat sayisi, 10 bin 681. Sadece Istanbul. Feryat ediyorum: ‘Hep beraber, el birligiyle 3 haftalik kapanma istiyorum.’ IBB Bilim Danisma Kurulu’muz, hazirladigi raporda, ‘Tam kapanma olmadigi sürece, istenilen sonuç alinamayacak, sinirli tedbirler bu anlamda daha ciddi sonuçlar doguracak bir dönemi baslatabilir’ diyor. Biz, hatirlayin milli bayram, dini bayramlara denk gelen dönemlerde biz, 11-12-13 gün tatil yapmis bir milletiz. Alisigiz yani isletmelerimizi kapatmaya. Lütfen yapalim. Insanlarimizi yasatacagiz. Ekonomi ile ilgili zorluklarimizi hep beraber asacagiz. Istirham ediyorum.”

“KANAL ISTANBUL KAÇ KERE DEVAT YAPTIK”

“Sayin Bakan'a (Çevre ve Sehircilik Bakani Murat Kurum) kisa ve öz bir cümle söylemek istiyorum: Makaminin adinda, ‘çevre’ ve ‘sehircilik’ geçen bir bakanin, burada yapilacak, ‘Bogaz’in özgürlügü’ dedigi kanali, Süveys’le Panama ile paralel tutmasi... Yani ne diyeyim? Tanimlayacak laf bulamiyorum. Irtibattan bahsediyor Sayin Bakan. Kaç tane davetimiz var. Sunumumuz var, brifingimiz var, panelimiz var kanalla ilgili. Ben, kaç kere davet ettim. Ilgi duyup davetimize icabet ettiler mi; etmediler. Temsilci yolladilar mi; yollamadilar. Onunla da yetinmedim. Çalistayin kitabini yaptim, kendi makamlarina yolladim. 30'a yakin bilim insani, raporlarini kitap haline getirdi; onu yolladim. Dönüp, 'Sayin Imamoglu ne düsünüyorsunuz' dediniz mi Sayin Bakan? Istanbul’a geldiniz bu kritik dönemlerde, süreçlerde. ‘Sayin Imamoglu, 2 saat su konuyu konusalim, anlat bize’ dediniz mi? Melen’den örnek verdi. Melen ile ilgili, Cumhurbaskani rahmetli Demirel, yanina DSI Genel Müdürü'nü aliyor, yanina bakanini aliyor, Istanbul’a geliyor, Melen’le ilgili, simdiki Cumhurbaskani’miz Sayin Erdogan'i belediye baskaniyken ziyaret ediyor.”

"SORUSTURMA YAZISINI OKUDUGUMDA DEHSETE DÜSTÜM"

“Simdi gelelim sorusturma konusuna. Cuma günü, bana sorusturma yazisi geldi. Okudugumda dehsete düstüm. Bu arada Sayin Meral Aksener'e duyarliligi için çok tesekkür ediyorum. Cuma günü, ben, bu yaziyi aldiktan sonra benim Sayin Aksener'e bir ziyaretim oldu. Sizin programiniza katilacagini bilmiyordum. Kendilerine bahsettim, çünkü çok üzüntülüydüm. Dehset içindeydim. Anayasa’nin 123’ncü maddesine göre, idare bütünlügünü bozucu bir eylemde bulundugum iddiasinda bulunuyor müfettis. Daha ötesi; tam 1 sayfa, ‘Bölücü devlet otoritesi tanimaz’ gibi benimle ilgili imada bulunuyor. Hadi oradan ya. Sen kimsin ya? Bir kere, bölücülük yapan kendisi. Bunu yazip, bir iddianame düzenleyip, benden ifade isteyen kendisi. Bazilari ortaya çikip diyecek ki; ‘Bölücülük yok, algi yapiyor. Sadece kamu kaynagini israf etmekten ifade etmekten isteniyor filan…’ Geçin bu isleri.”

“ISTANBUL’UN ÇILGINLIGA TAHAMMÜLÜ YOK”

“Kanal Istanbul projesi, bir seçim projesidir. Adi da ‘çilgin proje’. Istanbul’un çilginliga tahammülü yok. Istanbul’u zaten çildirttiniz. Bu, çilgin proje kavrami ile 2011’de ortaya atilan bir proje. Tam 9 yil sonra, tartismali bir ÇED raporuyla bir daha gündeme geldi. ÇED raporuna, ben dahil, on binlerce Istanbullu vatandas itiraz basvurusu yapti. Onlarca dava açildi. Benim de davam var; sahsi de var, kurumsal da var. ‘Daha dava süreçleri bitmemis, ÇED raporu netlesmemis’e ne denir biliyor musunuz teknik dilde? O, henüz proje degildir, tasaridir.”

“DEVLET PROJESI DIYE BIR KAVRAM YOK”

“Buradaki arazilerin yüzde 70'i, artik sahislara ait. Ilk açiklandiginda tanim suydu: ‘Bu projenin detaylarini, kimseye açiklamayacagiz. Herhangi bir avantaj saglanmasin istiyoruz.’ Bugün, yüzde 70’i, sahsi mülkiyetleri ait. Bizim tespitlerimize göre, sadece 3-5 yil içerisinde 40 milyon metrekaresi yeni el degistirmis. (Kanal Istanbul güzergahini gösteren haritayi göstererek) Su ne biliyor musunuz? O müfettise söylüyorum; ‘Müfettisin dilini ben yazdirdim, ben imza attirdim’ deyip tarafsizligini yitiren, Sayin Içisleri Bakani’miza da söylüyorum: Bölücülük budur. Simdi tutturdular, ‘devlet projesi.’ Böyle bir kavram yok. Bu bir, seçim propagandasi. Günün sonunda o kadar kisisellesmis ki; yüzde 70’i sahsilesmis bir arazi bir proje; nasil devlet projesi. ‘Çevre’ ve ‘sehircilik’ bakanimiz, Bogaz’la burayi anlatirken, binlerce kilometrelik yolu dolanmasinlar diye yapilan Süveys ve Panama ile esdeger tutarken, Montrö’yü de unutuyor. 5 gündür konusuluyor bu konu. Kimse arayip, ‘Sayin Imamoglu, bu konuda sen ne düsünüyorsun’ demiyor.”

“KAMU ‘KAYNAGI’ MI KAMU ‘KAYMAGI’ MI?”

“Yazili ifademde, bunun bir devlet projesi olmadigini, böyle bir ifade da bulunamayacagini söyledim. Gelelim, bunun kamu kismi bölümüne. Biz, mücadelemizi çocuklar için veriyoruz. Tek bir kurusun hesabini, onlar için veriyoruz. Ama asil benim bagirmam lazim, ‘Ey müfettis, ey Içisleri Bakani; neredeydiniz’ diye bagirmam lazim. Seçimde, rakibim, IBB’nin araçlariyla seçim kampanyasi yaparken, neredeydi kamu kaynagi? Acaba o ‘kamu kaymagi’ miydi?

Sayin Içisleri Bakani, devletin helikopteri ile Gaziosmanpasa’ya indiginde, bu titizlik neredeydi? Sayin Cumhurbaskani, Istanbul’da günde bes miting yapti. Ben bu mitinglerin maliyetini biliyorum, çünkü bütün bu maliyetin kaynagi bizim kampanya ekibimizden çikti.

Içisleri Bakanligi, tarafsizligini yitirecek bir makam degil. Sadece ifade vermekle kalmayip, bütün yasal haklarimi kullanacagimi belirtmek isterim.”

“350-400 MILYARLIK BÜTÇE GEREK”

“Deprem konusunda, o kadar hassas ve titiz davranmaya çalisiyorum ki. Örnek verirken de ‘A partisi B partisi’ diyorum. Ben, bu konuyu milli mesele sifatina getiriyorum. Deprem bir devlet stratejisi, milli bir seferberlik. Istanbul depremi, gerçekten Türkiye’nin bagimsizlik sorunudur. Istanbul öksürse, bütün Türkiye’nin kalbi sikisir. Ithalatin yüzde 50’si, ihracatin yüzde 60’i, milli gelirin yüzde 35-40’i Istanbul’da. Konusmamiz gereken asil soru, ‘Depremden sonra ne yapacagiz’ degil. Konu; ‘Esas biz oraya kadar ne yapacagiz?’ Bunu konusmamiz lazim. Istanbul’un güçlendirilmesi degil, dönüstürülmesi sarttir. Istanbul’un dönüstürülmesinin bedeli, en az 350-400 milyarlik bir bütçedir.”

“INSANLAR EVLERINI TEST ETTIRMEK ISTEMIYOR”

“2018’de yapilan bilimsel arastirmaya göre, deprem sonrasinda en az 48 bin bina agir hasar alacak. Bu yikilmasi anlamina geliyor. 146 bin bina ise orta hasar. Biz, pilot bölge olarak Avcilar ve Silivri’de testeler yapiyoruz binalara. Bazen elimiz, kolumuz bagli kaliyor. Silivri’de yüzde 30, Avcilar’da yüzde 21 oraninda vatandasimiz bize evini test ettirtmiyor. Bu gerçekle yüzlesmek istemiyor. Çünkü, henüz ona bir imkan sunmamisiz. Sayin Bakan’i da dinledim, kimsenin iyi niyetinden süphe etmiyorum; ama bu stratejiyi bütüncül hale getirmezsek depreme çözüm bulamiyoruz. Iyilesir, iyilesmez Izmir’e gittim. Ben, karantinamin son iki gününde, Bakani’nin makamini arayip, ‘Eger kendileri Cuma Izmir’deyse gelip, kendilerini ziyaret etmek istiyorum’ dedim. Olumlu dönüs yapildi; ama son gün iptal edildi.”

“LÜKS BINALAR, DÖNÜSÜM DEGILDIR”

“Deprem Konseyi’nin öneminden bahsetmek istiyorum. Lüks binalar, dönüsüm degildir. Bagcilar, Bahçelievler örnekleri kentsel dönüsüm örnegidir. Yalnizca devlet kurumlarini degil, bankalar ve sigorta kurumlari gibi finans kurumlarini da katacagiz, ortak akilla siyaset bulasmayacak. Dün, bir oy birligi ile bir düzenleme geçti Güngören için. Daha önce de Avcilar’da geçmisti. Bu düzenlemeyle artik insanlari, ruhsat ve imari varsa, eski binadan yeni binaya ayni haklarla geçebiliyorsunuz. Buna ihtiyaç, kentsel dönüsümde eskiden yapilan faaliyetlerinde eski ile yeni binanin planlarinda olan farkliliklardan dolayi vatandaslarimizin çekincelerinden dogdu. Diyelim ki, vatandasin bes katli binasi var, yine yerine yapilan daha az katli olmayacak, 5 katli olacak.”

“POLITIKALARIN IS BIRLIGINE DÖNMESI LAZIM”

“Kentsel dönüsümde bir finans modelimiz var. Vatandas ile müteahhidi bas basa birakip, sorun yasattirmaktansa, anlasmazliga müsaade etmeyelim. Finans modelimiz; bir tarafta KIPTAS, TOKI veya ilçe belediyesinin baska bir kurumu, vatandas, müteahhit ve bankadan olusan bir düzen. Vatandas, KIPTAS ile anlassin, sonra bankadan finansmanini bulsun, ehliyeti olan müteahhitlere bu is verilsin ve vatandasin binasi dönüssün. Dönüsme esnasinda ortaya çikabilecek faydalardan, vatandas faydalansin. Parasi yetmiyorsa bankalarla, ki biz iletisim halindeyiz bankalarla, düsük faizli kredi anlasmalari yapsin. Düsük faizli, uzun vadeli ödemelerle vatandasin sorununda çözüm saglayalim. Bu metotlarla, Bagcilar’da 190, Tuzla’da 150 bagimsiz bölümü dönüstürecegiz. Ama bu politikalarin is birligine dönmesi lazim.”

“SAYIN BAKAN FIKRIMIZI BEGENDI”

“Bakan ile subat ayinda konustugumda, kendisi bu fikrimizi begendi, hatta programina da eklemek istedigini belirtti. ‘Onur duyarim’ dedim. Heyetlerimizi görüstürmek istedim. Araya afetler ve pandemi girdi. Geçenlerde heyetimiz gitti Ankara’ya. Iki önemli noktasi vardi gezinin; biri deprem konseyi, bir digeri de Fikirtepe’deki kötü manzaranin çözümü. Anlatilan iki konudan deprem konseyine çok pozitif baktilar ama 2.5 ay geçti. Ben ne davet bekliyorum ne de benden davet beklesinler. Sayin Bakan’a istirhamim: sehircilik sorunlarini, Kanal Istanbul gibi sorunlarda bizimle bulusmasini isterim. Bakan’in bana ‘Ne zaman istedin de görüsemedik’ gibi bir sözü var. Aslinda o, öyle degil. ‘Lütfen deprem konusunda derhal bulusalim, elimizde ne varsa sizinle paylasacagiz’ diyecegim”

ENGELLEMENIN DANISKASI

“UKOME temsilcilerinde bir degisiklik yapildi. Konuyla ilgisi olmayan temsilciler gönderildi. Eminim onlar ve amirleri de ‘Biz, buraya neden geldik’ diyordur. Siyasi mekanizmayi, belediyenin karar alma mekanizmasindan fazla temsilciye sahip olsun, çogunluk olsun diye istiyorlar. Isi engellemenin daniskasidir. Ancak çok büyük destek var. Ben, taksi plakasi üzerinden rant elde etmeye çalisan bir avuç insana karsiyim. Plaka sahibinin ve taksi esnafinin yanindayim. Dünyanin en kötü taksi hizmeti veren sehirlerinden biriyiz. Taksici kazanmiyor. Kira fiyatlari tavan. Kazanmayinca hat ve yolcu seçiyor. Tam 30 yildir taksi sayisi artmiyor. Bu olumsuzluklar birlesince, baska aktörler devreye sokuluyor. Bundan herkes rahatsiz. Emekçi de mutlu degil. Bunu düzeltecegiz. Ulasim akademisi kuracagiz. Bu akademide taksici olacaklara, bir statü kazandiracagiz, sertifika verecegiz. Taksiciyi güvence altina alacak bir protokol metni kazandiracagiz. Dijital ödeme getirecegiz. Bos yere trafikte gezdirmeyecek bir sistemle taksileri donatacagiz. Kente özel bir taksi modeli çalisacagiz. Sürücünün güvenligi, toplum sagligini koruyacagiz. Koyacagimiz düzenle esnaf, Istanbullu herkes kazanacak. IKOME karar alacak biz Istanbulluya 5 bin taksinin stratejisini hazirlayacagiz. Kiralama modeliyle ihaleye çikacagiz.”




Orjinal Habere Git
— HABER SONU —