Hayrettin Yıldırım


ACAR BÜTÜNLEMEYE KALIYORSUN - 1

Böyle devam edersen sınıfta kalacan.


Böyle devam edersen sınıfta kalacan.

Dokuz yıl önce kırık küsür Milyon bütçesi olan Aliağa Belediyesi.

Bugünlerde Milyarla başlıyorsa başarını ciddiye almak gerek.

Dahası değişen gelişen Aliağa, muadillerinin çok çok önünde bir yerleşim merkezi haline gelirken.

Katkınız, çalışmalarınız inkâr edilemez.

Kaldı ki zaman zaman bu satırlara da taşıdım.

İlk yola çıktığında, o dönemde bazı anketlerde yüzde dört buçuk olan oyun.

Son Milletvekili seçimlerinde gördük ki yüzde sekiz buçuk civarına yükselmiş.

Demem o ki parti tabanın yok.

Bir anlamda rakip partilerden oy devşirerek İki dönemdir iktidar oluyorsun.

 Bir anlamda Aliağalı, Belediye Başkan adaylarında gördükleri tutarsızlıkları seni iki dönem.

Aliağa Belediyesine Başkan yapmış.

Halk deyimiyle kendi adaylarında “ölümü görüp, sıtmaya razı olmuşlar”

Sende bu durumu iyi değerlendirdiğini düşünüyor olmalısın ki.

Muhtemelen 2024 seçimlerinin açık ara kendini kazananı görüyorsun.

……………………………..

Tüm bu gelişmeler sende.

Sanırım güç zehirlenmesine yol açmış olmalı.

Nasılsa bir dönem daha seçilirim. 

O partilisinden, bu partilisine tüm vatandaş yanımda.

Zira süreci iyi yönetiyorum.

Dünlerde tasarruf gerekçesi ile işten çıkardıklarımın yerine.

Kat kat fazlasını işe aldım.

O partilisinden, bu partilisine.

Milletin Ekibi başlı başına bir proje

Filan filan.

Tüm gerekçelerle pek rahat hareket eder olmuşsun.

Dikkat et bu rahat davranışların bedelini bu seçmen 8 – 9 ay sonra yapılacak seçimde seni sınıfta bırakarak ödetmesin.

………………………….

Bu kadar yazdık, çizdik.

Yazdıklarımızın altını doldurmaya bu yazı ile başlayalım.

Devamı gelir elbet.

Mesela,

Şu Güzelhisar bölgesinde yaklaşık on gün önce satışa çıkardığın.

68.715.34 metre karelik arazi ile başlayalım.

Bilenler bilir, eski ceza evinden Güzelhisar’a doğu giderken.

Tam da imarlı arazilerin göbeğinde, konutların ortasında bir yer.

İlk önce ağaçlandırılacak alan olan belirlenen bu yer.

Hızlı yapılaşma ve sonrasında merkezi bir yer haline gelince.

İmar kapsamına alınıp, ağaçlandırma alanı yapmaktan vazgeçilmiş ve satışa çıkmış.

Buraya kadar “CAMBAZA BAK CAMBAZA” dedirtecek bir durum yok.

Öyle ya, Belediye kendi tasarrufunda olan bir yeri imar değişikliği ile değerlendirmeye almış.

Doğru soru şu, on gün önce ihaleye çıktığını bilen duyan var mı?

Prosedürü tamamlamak adına. 

Çok da göze batmayacak şekilde belge oluştursun diye ilan panosuna hatta gazete ilanı vs yaptığınızdan hiç şüphem yok.

Hangi gazeteye ilan verdiniz?

O gazetenin Aliağa’da tirajı kaç?

Emlak servisi değerleri üzerinden satışa çıkartmanız kuvvetle muhtemel.

Yani reel değerlerinin altında bir rakam ile, öyle mi?

İş böyle iken ikinci ihaleye kalan yer, bu kez yüzde yirmi beş değer kaybı ile çıkmayacak mı?

Gene sessiz sedasız mı ikinci ihaleyi yapacaksınız? 

Bu durumda Aliağalının malı deniz mi oluyor?

Öylesine değerli bir yerin değer kaybı ile bir sonraki ihaleye kalmasını halka ve kendinize nasıl açıklayacaksınız?

İnsanın aklına ister istemez şu soru geliyor?

Neler oluyor?

Acaba birilerine bu yer ile alakalı bir söz mü verildi?

Verildiyse, sözünü verdiğiniz yer babanızın malı mı?

Eğer öyleyse sahibine teslim paketi kime hazırlanıyor?

…………………………..

Öyle ya! 

Yalı mahallesi Plajlar mevkii’in de yolu bile bunlar satmadı mı?

Satışa iki parsel olarak çıkıyormuş görüntüsü altında toplam da 7 parseli

Üstelik Parsellerin çoğu ya yolun kendisi ya da köşesinden ucundan yolda kalan parseller değil miydi?

 

Merak ettim, o yedi parseli sahi kime sattınız?

Hani çok şık bir yer.

Çok da güzel otel filanda yapılır.

Neyi bekliyorsunuz?

Şu seçimleri bir alalım.

Köprüyü bir geçelim.

Sonra icabına bakarız mı diyorsunuz?

Hemen altından, plaja doğru yol çalışması yaptık ama mevcut yolu kapatırsak tepki mi çekeriz.

Kaygınız bu mudur?

………………………..

Hürriyet Caddesindeki o güzel aydınlatma direklerini durup dururken niye söküyorsunuz?

Çok şık direkler.

Yerine yeni direkler dikileceği muhakkak.

Bu çalışmayı ihaleye çıkardınız mı?

“Doğrudan temin” yöntemi ile mi birilerine verdiniz?

Hakikaten sizin şu “Doğrudan temin” sevdanızı merak etmiyorum değil.

Durup dururken bu çalışma niye?

Halkın gözünü boyama sevdasına girmiyor mu?

Şimdi bunu “Az laf, çok iş” sloganıyla açıklamaya kalkmayın.

 Zira sorarım;

Hacı Mehmet çiftliğinin olduğu yerde 6 – 7 ay önce doğal gaz ve su çalışması yapıldı.

Ne İZSU ne de Doğal gaz çalışanları sonrası ile ilgilenmedi.

Bundan aylar önce çaresiz kalan o mahalle halkı Belediye’den talepte bulundular.

Ekipleriniz gidip keşif yaptı.

 Bir daha ne gelen ne de giden.

Toz duman.

Yaşayanların iddiası bu yönde.

 O sokaklar toz, pislik içinde.

Tam yedi aydır doğru dürüst pencereler bile açılmıyor.

Zira evini havalandırmak isteyen toz toprak ile karşı karşıya.

Abi niye?

O mahalle halkı bunu niye yaşıyor?

Çok kıyıda olduğu için maliyetler mi yüksek oluyor?

Orada önemli oy mu yok?

Tabi şu da denebilir; “Şeyy, efendim kim görecek oraya yaptıklarımızı? Şova müsait değil”

Böyle mi düşünüyorsunuz?

…………………………….

Anadolu’da; Yavaş atın tekmesi pek olur.

Derler.

Dikkat edin.

Sizi iktidara taşıyan seçmen partilileriniz değil.

Mevcut adaylarından umudunu kesen karşıt partililerin size verdiği vekalet.

Ayakları yere basan.

Tabanı birleştiren.

Bir aday ile yola çıkarlarsa.

Çok da imkanlı görünen 3. dönem hayal olur.

Şimdilik bütünlemelere kalıyorsun.

 Bu net.

Partili oy gücünle asla çıkamayacağın zirveye çıkaran bu halk.

Vekaleti almaya kalkarsa.

Yandı keten helva.

Tüm hayaller, planlar başka bahara

Kalın sağlıcakla..