Serafettin KAYA


Önce Kalite


Süper Lig’de üçüncülükle yetinen köklü takimimizin eski, Hollanda Milli takimi’nin yeni T. Direktörü Dick Advocaat’in ülkesine giderken, yaptigi açiklamada kullandigi bir ifade,

‘Anlayana saz, anlamayana davul zurna az’ seklinde lakin spordaki halimiz, ta kendisini tarif etti,

Kalite yoktu !!

Nerede? Futbolda ve çalistirdigi takimda, bu onun sahsi görüsü dogru veya duygusal, amma velakin;

Sporcular, spora,

Futbolcular, futbola karsi dürüst olun, çünkü futbol size karsi her zaman dürüst olacaktir. Eger kestirme yollara sapmayi denerseniz,

O da sizi kestirip atacaktir. Öte yandan çok çalisir ve emek sarf ederseniz o da sizi taçlandirir.

Birinci sinif basarilar, birinci sinif hazirliklardan dogar.

Bak bu da sporcu ve profesyonel biri;

“Meslek hayatimin temelinde ailemden aldigim egitim ve onlarin, gündelik islere yaklasim tarzi yatiyor. Annem ve babam yarim yamalak is yapmazdi.

Sanki maç oynuyormus gibi idman yaptim. Benim için antrenmanlar isti, maçlar eglence.” (Michael Jordan)

“Avrupa’da basarili olmak için kalitemizi arttirmaliyiz.” (S.Günes)

2016-2017 Lig sampiyonu Besiktas Teknik Direktörü’nün yeni sezon planlamasini özetlerken medyaya yaptigi açiklama.

Tespit dogru. Hedef gerçekçi. Saygideger teknik direktörü kutlamak gerekir.

Gerçekler siz istiyorsaniz, asla uzak, üstelik hasim da degildir.   Sorunlar çikiyorsa biliniz ki: Bazilarinin kendilerini özel olarak görmelerinden kaynaklanir.

Yetenek maç kazandirir. Takim oyunu sampiyonluk.

Kalite ise: Sayginlik ve itibar!

Itibar kirilgandir.

Belki onlarca yilda kazandiginiz itibar birkaç dakikada elinizden kaçip gider. Gözyaslari ve nedamet onu geri getirmeyecektir.

Savasan ve karakteri yenilgiyi kabul etmeyecek oyuncular arzu ediyoruz anlayisi kabul edilebilinir. Ancak yaklasik bin yil önceki Gladyatörler gibi olmamali, çoktan geride kalmis bir aymazlik bugünün menüsü olamaz.

Neyi, her gün tekrarliyorduk.

Küçüklerimi sevmek. Büyüklerimi saymak.

Burada amaç, Cazibeyi sevip, paraciklari saymak degildir.

Anlayabilselerdi.

‘Maç veya antrenman fark etmez.

Hiç bir seyin benimle kazanma arzumun arasina girmesine izin vermem.’

Diyebilecek sporcular sadece amatörler mi?

Yapay kralciklar sirtlarindan inmeye cesaret edemedikleri kaplanlarin üzerinde dolanip durur ve kaplanlar acikir. (W.Churcill)

Jose Mourinho; Bir çalistirici her sey olmali: Taktisyen, motivatör, lider, yöntem bilimci, psikolog.

Bir üniversite profesörü bana dedi ki,’’ Sadece futboldan anlayan

bir çalistirici hiçbir zaman en iyi olmaz.

Her antrenör futboldan anlar. Antrenörler, asil farki diger alanlar da yaratir. Bunu bana söyleyen Felsefe profesörü idi.

Bana vermek istedigi mesaji aldim. Diyor ve devam ederek;

Basari ahlakinin siniri ülkeden ülkeye degisir. Benim ülkem Portekiz de bir oyuncu kendini yere atar ve hakeme yutturursa bu iyi bir seydir. Taraftarlar o oyuncuyu alkislar. Dogru yaptigini düsünür.

Ingiltere’de bir oyuncu ayni seyi yaparsa kendi taraftari bile isliklar. Ispanya’da da öyle sahtekarlik hos görülmez.

Italya’da her sey mübahtir.

Yeter ki kazan. Mesela, Robben, benim oyuncum iken devamli baliklama atlardi yere.

Taraftar nefret etti ondan. (J.M)

Netice olarak ülkemizdeki kurum ve kuruluslar, TSE ve ISO gibi kalite belgesine sahip olmak için bir çok çaba ve sermaye harcarlar, sonra belgeleri ile reklam yaparak. Pazar paylarini artirma hedefine ulasmaya çalisirlar. Girisler de, çikislar da, atölyeler de duvarlarda göze çarpan sey nedir?

ÖNCE KALITE

Tabelasinin sadece duvarlarda asili olmasi onur kazandirmaz. Aldatmacadir. Kendini uyutmaktir. Mantik ve felsefesi bireylere, her kademe seviyesinde yasam biçimi olamamis, ise.

Kalite; mesgul olmak ile çalisma arasinda ki farki belirgin bir sekilde ortaya çikarmamiza yardimci olur ki tercih edilmesi sirf bu nedenledir. Çalismanin amaci; ya bir sey üretmektir ya da bir isi becermektir.

Bu iki amaçtan birine ulasmak için insanin, önseziye, plana, zekaya ve bir amaca ihtiyaç vardir.

Bir o kadar da terlemeye.

Sans ya da Talih, genelde firsat ve hazirligin kesistigi yerde bulunur.

Terlemeden olmaz, olamiyor.

Getiriyorsun ya da devsiriyorsun.

Hadi bakalim, görelim dediginde biliyorsun, yasadin.

Havalara zipladin.

Kazandik, aldik, ettik, en büyük filaniz derken,

bir arastirma bir test.

Netice doping!. Kullanilmis.

Kizaran ne ?

Yüz !

Hatirladin mi, kizardigini.

Ünlü bir hoca, ünlü bir takimimizin ünlü bir sporcusunu oyuna dahil ettikten, on dakika sonra çikardiginda, gerekçesi;

“Her mücadele sonunda saha da yatiyordu.”

Istenen, arzulanan ne? Maç mi, sonuç mu ?

Daha önemlisi,

Kariyer. Iyi güzel, hos ama, Kariyere sarilip, yatabilir misin.?

Rekabet halinde oldugun bir takimin Sampiyonlugu kutlamak yerine “Önceki iki sampiyonlugu iade etsinler.” Demeci sporda kalite ile ilgili olabilir mi?

Ve GÖZTEPE..

Bu arada uzunca bir süre sonra hedefe ulasan Göztepe’yi kutlamak, onlara hos geldiniz demek gerekir. Mazisi çok eski bu nadide kulübün amatör lige kadar inip, tekrar Süper lige yükselmesi sporda pek nadir görülen basarilardan biridir ki, gerçekten tebrik ve takdiri hak ettiler. Izleyicilere gelince maalesef iki taraf içinde sik olmadi.

Tipki uçaktaki hadise gibi siritti.

Bir araya gelmek baslangiçtir. Bir arada kalmak gelismedir.

Beraber çalisabilmek basaridir. Kutlu olsun.

Simdi çalisma zamani!!

Çalisma demek. Takim elbiseler giyip, hissedarlara veya sik ve pahali formalar giyip taraftarlara sirin görünmek degildir.

Çalismak, bireyin kendisine, fikirlerine ve yaptigi isin temel kurallarina sadik kalmasidir.

Önemli olan paranin miktari degil paraya katilan aklin ve akitilan terlerin miktaridir.

Ne statlar biliriz, içleri takimlardan yoksun, ne takimlar görecegiz statlardan mahrum.

Önce Kalite,

Kaliteli Göztepe,

Yüz akimiz olmaniz dilegi ile ve hiç aklindan çikartma.

“Ben sporcunun, zeki, çevik ve ahlaklisini severim”. (Atatürk)