Hayrettin YILDIRIM


AKLIMA YINE DELI SORULAR GELIYOR...


Aliaga Belediyesi günah mi çikardi?

Aliaga’ nin kuzey batisinda bulunan Antik Kentler için belediye sempozyumlar düzenlemisti. 

Yetmedi...

Cilt cilt kitaplar bastirdi.

Böylece Antik Kentler’ e verdigi önemi vurgulamisti.

Aliaga’ nin Arkeolojik Mirasi’na nasil sahip çiktigini göstermisti.

Yetmedi...

Arkeologlar ile Çaltidere civarindaki Antik Kentler’ e gidilerek incelemeler yapilmisti.

Ben de o günlerde, bu gezi ve sempozyum çalismalarina katilarak kallavi haberler, yazilar yazmistim.

“Aliaga’ nin geçmisine, gelecegine sahip çikiliyor” algisi olusturulmustu.

En azindan bende.

Simdi bakiyorum da; duruma göre geçmisine sahip çikilirken,

Duruma göre de; geçmisine  sirtimiz dönerek, gelmisini geçmisini bir kenara mi birakiyoruz?

Gelinen noktada gerçek ne?

Iste; tam da burada deli sorular bir bir akilda siralanmaya basliyor.

Aliaga’ nin Kuzey Batisi’ ndaki Antik Kentlere önem verilirken, 

Gözden çikarilmis görüntüsü veren KYME Antik Kenti’ nin bogazina dayanan biçagin bilenmesi mi gizleniyordu?

Kuzey Bati kiyisindaki kentler için, bu kadar çatirdi kopartilirken; KYME ‘de neden üç maymun oynaniyor?

 Orada bir sirketin sahibi, bir ailenin çikarlari için kurulacak tesis için söylenebilir mi?  

Hani hep söylenen terrane, is istihdam vs.

Yok öyle ahim sahim bir istihdam.

 Kimse bu terrane ile savunma yapmasin. 

Aolislerin 6. Y.Y’ daki  en önemli kenti, bir ailenin çikarlari için bir anlamda feda ediliyor.

 Net olan bir sey var.

Bu sirketin, yapacagi liman genisletme kisminda bir karis yeri bile yok.

 Bu yüzden ne yapiyor?

 Denize dolgu yaparak kendine hem alan açacak,

Hem de tesis için imkan saglayacak.

 Üstelik deniz dolgu isi yasa ile belirlenmis iken.

 Yasa, “sahis ya da özel sirketler için denize dolgu yapilamaz.Kamu yarari gerektiren durumlarda denize dolgu yapilir.  Köprü, yol, kamu binalari vs.” Diyor.

 Bu kadar net iken. 

Dördüncü ve altinci idari mahkemelerinde davalar sürerken.

 KYME Antik Kenti’ nin bir kismi üçüncü dereceye düsürülmüstü. 

Tekrar birinci dereceye çikartilarak,  bir yanlisin düzeltilmesi davalari sürerken.

Sirket denize dolguya basladi bile.

Yarin diyelim ki, mahkeme birinci dereceye çikartilmasina karar verdi.

 Denize yapilan dolgu ne olacak?

M.Ö. 6.yy’ da yapilan 196 metre uzunlugunda iskele, gene o bölgede olan mendirek ve diger eserler tahrip olmayacak mi?

Ne diyeceksiniz?

“ In-situ olmayan eserler adi altinda o bölgedeki eserler,  çelik halatlarla traktörün arkasina baglanip zaten çekilmisti” mi diyeceksiniz?

Ya kum altinda kalan eserler?

Davalar sonuçlanmamisken,  firmanin bu yetkiyi ya da özgüveni nereden aldigi ayri bir yazi konusu.

Ayni zamanda bana göre tartisma konusu.

Aliaga Belediyesi  ve bölgede çevreci adini tasiyan,  cilik culuk oynayan  bla bla ÇEP ler, çevreciler nerede?

Gözlerinizin, kulaklarinizin üzerine mi oturuyorsunuz?

KYME Antik Kenti bir anlamda yok ediliyor.

Hiçbir tepki yok.

Niye abi?

“Sanayi bölgesi orasi zaten. Eninde sonunda bu olacak” mi diyorsunuz?

Aliaga’ nin Kuzey Batisi’ ndaki Antik kentler için yaptiginiz o çalismalarin diyetini mi ödüyorsunuz?

Simdi söyleyin. 

Bir Antik Kenti yok etmenin bedeli ne kadar?

Öyle ya! 

Bu sessizligin bir nedeni olmali.

Ne kadar ne yapilirsa, o kentin yok edilmesine sessiz kalinir?

O sempozyumlar, kitaplar.....

Bu durum iki yüzlü yaklasim gibi gelmiyor mu size de?

 Batiya dönüp, çok önemli derken.

Doguya dönüp “ adaam sende” mi diyorsunuz?

KYME Antik Kenti’nin vebalini mi ödediniz?

KYME adina  günah mi çikardiniz?

Aliaga'nin Arkeolojik geçmisini anlatan kitaplari  çikarip, sempozyumlari yaparken