Hayrettin Yıldırım

Tarih: 26.03.2022 12:44

IKTISADIYE'NIN SULTANIYESI BABAANNEM...

Facebook Twitter Linked-in

Bu ekonomik sistemleri yaratan adamlara çok fazla saygim olmasa da;

ben sahsen babaannemi saygi ile aniyorum.

Bilgeligin rakibi düsünceler degil, olaylarin gelisimidir.

Olaylari yorumlamak zorunda oldugumuz gezegenin halklarina degil de;

Seyircilerin görüslerine göre uydurmak öncelikli ve etik olamaz.

Mesela; Dünyali ne dedi. ''Isletmeler de ekonomistler de onlarin;

Ögrencileri de 150 Yildir bizim isteklerimiz dogrultusunda egitim veriyorlar.'' (Rockefeller-Rotschild)

Babaannem, koyuna ot yedirir, tazesinden; yününü kirpar, sütünü sagar,

kahvaltilik yapar, yogurt yapar, mezelikler türlü türlü, ayran cabasi, etinden, sütünden, derisinden.

Ayaklarindan paça, iç organlarindan sakatat çesitleri; dil, sögüs, beyin salatasi, ciger tava, kelle paça,, tandir.

Gurmelere sor, gerisini.

Ekonomik sistemin amaci gözden geçirilecekse; ekonomi bilimi de

Gözden geçirilmeli.

Kit araçlarla, amaçlar arasindaki iliskiyi inceleyen bilim, Iktisat ise;

Belirlenmis sonuçlara ulasmak için seçenekli kullanimlari olan tüketim kaynaklarini kullanmayi nasil seçecegiz.

Babaannem sag olsa idi; mutlaka üstesinden gelirdi.

Traktör çarpmisti bogaya; görmeyelim diye uzaklastirmislardi torunlarini.

Sonrasinda feracesini giyip, çikini ile düsmüstü yola.

Aksama dogru; koca boynuzlari ile iri bir boga ahira yerlesmisti.

Nasil oldugunu sonradan bellemistik.

Besi bir yerdelerin birini satmis. Alisamadik bir süre;

Lakin o islevinden geri durmamisti, dogasindan dolayi.

Baba annem, kuzulari, çakallardan ve kurtlardan uzak tutun derdi.

"Boganin güvenlige zar atilmaz." Diye söylenirdi.

Bir altmis boyunda, daima sefkat dolu gözleri ve sözleri ile ona hayrandik.

Sesi degil, sözü yüksekti.

Hiçbir politika sonsuza kadar sürmez, Iyi sonuç verdikleri sürece kalir.

Sonra degisirler. Kamu çikarlarinin kurallari basittir.

Basittir. Birader.

Neden döviz krizi: Üretimin avantajli, planli sisteme dogru göçü,

Toplumun, yani ülkedeki sirketlerin avantajli durumda bulunanlari

Toplumlarin parasi ile yani mallarini sattiklari ülkenin kit para birimi ile birikim saglarlar.

Biz buna refah deriz  ya da gelismis toplumlar.

Seni mali Isler müsaviri yaptilar, koltuga oturdun,

Sirf masada oturmaktan ötürü, konunun uzmani haline geldigine inanirlar da, sen de inanirsin.

Yesil çakir gözlerinle.

Lakin faiz ve kur yükselmekten geri durmaz.

Yürütmenin gücü önemlidir. Fonksiyon üstlenmektir.

Bunun kolay bir cevabi olmasa bile, liyakat ve zeka elzemdir.

Umut, kamu bilincine sahip yöneticiler ve onlardan daha çok;

kamu bilincine sahip girisken bir yasama gücü ile takviye gerekecektir.

Bereket ki; kamu çikarlarini yansitan kurallar oldukça basittir.

Dünyalilarin tercihidir. Insanlara kötülük ve kiyak geçiliyorsa;

Kendilerine kötülük ve kiyak geçilmesini tercih edilmesini seçtikleri Içindir.

Ekonomik davranis kimi zaman çilginca görünüyorsa,

Kendin ettin, kendin buldun, Kendin!

Ikna yolu açik. Ikna olmaya hazirsin.

Zaten fanisin, sitmaya çoktan razisin. Yapilan da tam bu.

Eger kamu harcamalari giderek artan bir sekilde amaçlarindan, ayriliyor ise;

Eger para politikalari edilgen ise; , eger talep artimi, harcamalari

Artirarak saglaniyorsa; talep kisitlamalari vergileri yükselterek saglaniyorsa;

eger ücret artislari verimlilik kazançlarina uygun tutuluyorsa;

Temelde kamu yönetimi saglaniyor demektir.

Eger talep düsükse, genelde uygun politika, talebi çogaltmanin yoludur.

Bu ayni zamanda

Kamu tüketimine, özel tüketimden daha fazla ihtiyaç oldugunun bilincini de yansitir.

Bogadan sonra sütün yaninda, tereyagi yapmisti ,yayikta Rahmetli.

Bir de yumurta hasladi mi; zeytin de bol idi.

Ekmek diliminin üstüne dök yagi kirmizi toz biber.

Her türlü kazanç vergilendirilmeli: Vergi sistemi kapsamli oldugu zaman,

(Içindeki bosluklar ne kadar az olursa) esitlige ve istikrara hizmet eder.

Belirli bosluklarin, ekonomik faaliyet sinirlarini canlandirmak için böyle düzenlendigini ileri sürseler de.

Bak ne demis Joan Robinson ‘’ Iktisat ögrenmenin amaci, Iktisadi sorunlara karsi bir dizi çarelerin oldugunu ögrenmek degil.

Iktisatçilarin bizi kandirmasini, nasil engelleyebiliriz, onu ögrenmektir.’’

Birey kendi yönettigi seyle çeliskiye düser mi?

Halkin mi, sirketlerin mi istekleri önemli.

Ekonomik çikarlarin ve sirketlerin patronu kim olmali.

Kamu harcamalari, issizlige çare mi?

Makro ve mikro ayrimi neyi gizliyor?

Tekelcinin arzu ve istekleri mi?

Itibar edilemeyen hizmet sinifi mi?

Parsayi kimler topluyor. Bu ekonominin geregimi.

Piyasa enflasyona dayanir, fiyat saptamasina (ihi.)

Piyasanin acimasiz kosullarinda, küçük girisimcilerin sansi kaldi mi?

Bazi guruplarin fiyat belirleme istahi  vee en önemlisi; Hakkin Rahmeti üzerine olsun, Baba annem

Çok güzel Tarhana çorbasi yapardi.

Yüksek fiyatlar, elbette büyümeye ters etki yapar.

Kesintisiz üretim, büyüme açisindan olumlu sayilir. Tabii tesvik varsa.

Ekonominin az gelismis kismina degil, gelismis kismina yönelik ise.

Adil dagitilmayan geliri, vergilerle düzeltmek netameli bir ugras olarak kalacaktir.

O vakit kimlerin kemeri sikilacak.

Ekonomiyi yönetmekle görevli olanlar, piyasalardaki düsüsü görmeli, görebilmeli.

Zorlukla edinilmis bilgileri bosa çiksa bile.

Aksi takdirde para politikasina olan inanç kalmayabilir.

Ücret fiyat yükselisini engelleme çabalari, özür diler bir tavirla isteksiz

Sekilde geçici oldugunu anlatacaklardir. ‘’Dünya da bile böyle.’’

Bütün günün yorgunluguna ragmen, Babaannem: Ne güzel masallar anlatirdi torunlarina.

"Halkin sesi, hakkin sesidir."(Mustafa Kemal Atatürk)

John Kenneth Galraith./Prof.Dr.Gülten Kazan/The teori of

monopolitik competitian .analistlerine ve Babaannem le birlikte

kurucumuz Mustafa Kemal ATATÜRK’e saygi ve sükranlarimla.


Orjinal Köşe Yazısına Git
— KÖŞE YAZISI SONU —